Kaçtığım Yer Kendim, Mehmet Eren

- Kategoriler: Yağlıboya Tablo, Orijinal Tablo
- Stock: In Stock
- Model: mehmet-eren-24
- Weight: 3,150.00g
- Dimensions: 80.00cm x 100.00cm x 2.00cm
- MPN: 340000497584
Kaçtığım Yer Kendim, Mehmet Eren
YÜZEY: Tuval
Teknik:Yağlıboya
Yıl: 2015
Parlak bir dolunay ışıltısının bütün odamı aydınlattığı serin bir bahar gecesiydi. Pencereden sokulan rüzgar,Odamın kendine has o ince tütsü kokusunu bağrına sararak sürükleyip dışarıya kadar götürüyordu. Ve o gece,bütün bedenim uykusuz,bütün bedenim huzursuzdu sanki...Düşünceyle örülüp katmer katmer büyüyen boğucu bir huzursuzluk sarmıştı her yanımı. Binlerce soru,on binlerce çelişki ve yüz binlerce endişe birleşmiş,ölümcül bir kıvranış olup bedenimi kuşatmıştı. Zaman durmuş,yaşam çekilmez olmuştu. Bazı hallerde herkesin yaşadığı o anlamsız sıkıntılar bu kez bir bedenin üzerine çökmüş boğmaya çalışıyordu. Ne rüzgar esintisi,ne dolunay ışıltısı ne de bahar neşesi yetiyordu bu kasveti dağıtıp,sıkıntıyı atmaya.
Derin bir nefes aldım,karanlığın göbeğine işleyen bakışlarım daha bir hareketsizleşerek eriyip aktı. Dışarıdan esen rüzgar,neredeyse odamın tamamını kaplayarak bedenimi yalayıp,dolunayın aydınlattığı odamı dolduruyor,boyalı beyaz duvara çarparak tekrar dışarı çıkıyordu. Duvarlar titriyor,bedenim terliyordu.
Sanki o an duvarlar daha canlı,daha renkli ve daha anlamlıydı. Karanlığın içerisinde eski birer mercan tanesi gibi duran uykusuz ve yorgun gözlerim,süzülen göz kapaklarımın ardında kaybolmasına rağmen, yüreğimde uyku için gerekli o iç huzur ve dinginliği bulamadığımı hissettim. Yatmayı düşündüm,vazgeçtim. Oturmayı düşündüm,vazgeçtim. Gezinmeyi düşündüm,ondan da vazgeçtim. Durdum öylece saatlerdir,günlerdir hatta yıllardır duruyormuşçasına,bir anıt gibi hareket etmeksizin yüzyıllarca daha duracakmışçasına olduğum yerde durdum. Bütün bunlar bir insanın kendini gerçekten yalnız hissetmesinden olsa gerek diye düşündüm bir an.
Yavaşça oturduğum yerden kalkıp mutfağa doğru yürürken yalnızlığın burukluğunu hissettim,içimin en derin,en hassas ve en onulmaz köşesinde. Bu duyguya alışmıştım. Günlük yaşamdan,arkadaşlarımdan,ailemden kopup dört duvar arasına her girdiğimde şimdi yaşadığım bu duygunun çekilmezliğiyle yüz yüze kalıyordum. Göstermelik yakınlıklardan,samimiyetsiz sevgilerden,sahte gülücüklerden,yalanlardan;kısacası o kokuşmuş dünyanın bütün çirkinliklerinden kaçıyordum.
Bir ağrı kesici aldıktan sonra,dışarı çıkmama kararlığıyla uzandım.
Farkında olmadığım tek şey;
bunca düşüncelerden sonra uykusuz ve yorgun gözlerimin dayanamayip uzandığım yerde uyuya kalmamdı.
